YILBAŞI | Wishlistler Burayaaa!



Bugün 1 Aralık! Yanii yılbaşına, daha önemlisi yepyeni bir yıla az kaldı... Ve her yıl olduğu gibi bu yıl da hayali bir "wishlist" ile karşınızdayım. Ama bu defa sizi de bana katılmaya çağırıyorum:) Nasıl mıı?


Önce benimkilere bakalım, sonra siz bana en az 5 en fazla 10 parçadan oluşan böyle bir kolaj hazırlayın, istediklerinizi yazıp styleboomblog@gmail.com 'a bir mail atın, Facebookta bir dilek albümü yapalım:) Ha dilerseniz bu kolajı göndermemi istediğiniz biri varsa onun da mailini ekleyin, çok güzel "bir dost" diye imzalarım yollarım:)

Ben bu yıldan neler mi istiyorum?

1) Geçen yıl ve önceki yıllarda da istediğim ama hala olamayan klasik bir ASTON MARTIN. Ayağımı yerden kessin yeter:)
2) THE ROW lizard çantalardan biri (evet sadece 1:))
3) ALEXANDER McQUEEN'den bu şahhaaaane çizmeleri (üstelik bende bu kadar bacak yok çok masraflı olacağını sanmam:))
4) NAZRA'nın ya frame kolyesi ya harfli yüzükleri!
5) MOMIJI bebeklerin en limitli, en kokoş, en Coco olanını:) ve haliyle bir koleksiyonerin doğuşunu!
6) Porselen vintage bir çay takımı ama çok güzel olmalı çok!
7) CHARLOTTE OLYMPIA Dolly'lerden biri, ikisi, üçü, gönlüzünde ne koparsa ♥
8) Sarı elmas bir yüzük ya da kolye(yuh dediğinizi duyar gibiyim:) Tamam o zaman HARRY WINSTON'ın şu nadide vintage parçası (ay aman siz de herşeye yuh diyosunuz aaa:p)
9) Kaçırdığım tüm zamanlarda yapamadığım kadar seyahat seyahat seyahat. Bir Americo Vespucci, bir Vasco de Gama haleti ruhiyesi
10) Yazın tatil yapamadığım için kış ortasında deniz tatiliiiiiiiiiiii [E kova burcuyum ben, biraz daha suya girmezsem pullarım dökülecek:)]
11) Bahçe! Artık şehirde değil şehirden uzakta yaşamak istiyorum! Bir bahçem olsa, kocam sürekli dağıtacağı için işsiz başıma bir de bahçeyi derleme topama işi çıksa diye diliyorum. Olmadı mı ya bu dilek acaba? Ters gitti oops:) O zamaaan Bahçıvanlı Bahçe!
12) Eve şahane bir soyut tablo almak, artık o doğru tabloyu bulmak!
13) Şöyle hem rengiyle hem ciciliğiyle elime yakışacak, koluma takıp gezeceğim ama bi yandan da ultra süper fotoğraflar çekebilecek, hem güzel hem akıllı bi Lumix!
14).. ve hep AŞK, MUTLULUK, NEŞELİ GÜNLER:)

Hadi sıra sizdee:)
Devamını oku ...

HEDİYE | TRIWA'dan Zamanınıza Layık Bir Saat

HERKESE TEŞEKKÜRLER. KAZANANIMIZ BELLİ OLDU! TEBRİKLER CHICHI:) ÇEKİLİŞ VİDEOSU BURADA
Size bu hafta da sürprizim var dememiş miydiim:) Noelboom zamanları geldiiii (hadi bi yandan içinizden jingle bells söyleyin, detone olmaktan çekinmeyin hohohoo:))
Styleboomerlar bilir ki ben hep "aksesuar" derim, mükemmeliğin, bir görünümü farklı stillere büründürmenin, ruh halinin yansıması hep aksesuardadır. İşte bu çeşit çeşit aksesuarlar arasında, bazı insanlar saatlerine farklı şekilde düşkündür. Ben uzun süredir 2 saat arasında gidip geliyorum, biri anneannemden çiziklerle dolu, ve her çiziği beni gülümseten vintage bir saat; diğeri annemden mezuniyet hediyesi. Demek ki ben saatini "özel" birşeylerle anlamlandıran gruptanım:)

Yeni saatim ise TRIWA'dan yine bir çeşit mezuniyet hediyesi, yani yine bir anıyla bana özel. Şimdi bir tane de ben size hediye edeceğim; otobüs beklerken, havaalanı kontrolünde öterken, randevunuza geç kalmış hızlı adımlarla yürürken, sınıfta zil çalsın diye oturmuş sabırsızlanırken, gece 12 olsun da "sevdiğimin doğumgününü ilk ve en önce ben kutlayayım" diye düşünürken, "kaç saat oldu nerdesin be adam grrr" diye hesap sorarken siz de beni hatırlayın diye ♥



TRIWA, Facebook sayfasından görebileceğiniz gibi bir sürü çeşide sahip! Her karaktere, her stile, hele son zamanların en hit trendi olan bol bol bilezikle takılmaya müsait bir dolu çeşidi var. Ben sizin için, adını Rusya imparatorluğunun son hükümdarı Çar Nicholas II'nin en küçük kızı Düşes Anastasia Nikolaevna'dan alan "Anastasia" modelini seçtim. Bahtınız benzemesin ama ismi çok havalı cismi çok kokoştu, seçimimde bunlar etkili oldu:)

Hediyeye geçmeden sormak istiyorum bizi hep yenen, hep şaşırtan "zaman"ı elinizde olsa geri mi almak isterdiniz, ileri mi? Siz bir "keşke" insanı mısınız yoksa bir "dilek" insanı mı? Bazen o bazen diğeri mi? Peki ya seçmeniz gerekse:) Mesela şimdi olacağı gibi...
Evet gelelim hediyemizeee lallaaaa:)
Yukarıdaki fotoğrafta TRIWA marka "Anastasia Dandy" cici şanslı Styleboomer’ını arıyooor ♥

Peki ne yapmanız gerekiyor? 04 Aralık Pazar geceyarısına kadar
  • Öncelikle bir Styleboomer yani bu blogun “İzle”yicisi olmalısınız (buton sayfanın altında)
  • Sonra TRIWA Türkiye Facebook sayfasına tıklayarak “Beğen”ivermelisiniz
  • Son olarak gözlerinizi kapayıp bana “Elimde olsa zamanı geri (ya da ileri) almak isterdim...” diye başlayıp zamanı nereye çekerdiniz yazmalı ve yorumunuzun sonuna MAIL ADRESİNİZİ eklemeyi unutmamalısınız. Örnek mi?

"Elimde olsa zamanı 11 sene öncesine mezuniyet günüme alır ve aklımı
başıma devşirip
okuldan hızla kaçardım:)"

ya daa

"Elimde olsa zamanı 1800ler İngilteresi'ne götürür, kır şatolarından birinde Mr. Darcy'yi beklerdim:)"

ya daa

"Elimde olsa zamanı ileri alır, ışınlanmanın icat edildiği yüzyıllara
gider trafik çilesinden kurtulurdum oooh:)"

şeklinde:) Çok merak ediyorum zamanı nasıl bükeceksiniz:)

ÖNEMLİ:
Yarışma kurallarına uymayan yorumlar ve adsız yorumlar maalesef onaylamayacak, şanslı Styleboomer çekilişle belirlenerek tembellik etmezsem 05 Aralık Pazartesi günü yine buradan duyurulacak. Hadi bakalım:)
Devamını oku ...

İNCELEME | Yves ve Pierre: Moda Geçer Aşk Kalır


Yves kağıt bebekleriyle

Nostaljik kareler eşliğinde bir dehadan ve onu en karanlık hallerinde bile seven birinden konuşalım mı? Bazen siyah beyazken hayat daha mı güzelmiş acaba diye düşünüyorum, çünkü eski fotoğraflar sanki bana hep öyle fısıldıyor. Yves hakkında konuşurken onun siyah-beyaz kareleri bize eşlik etsin istedim.

Son yıllarda moda endüstrisi kırk yılda bir dünyaya gelebilecek pek çok "dahi çocuğu" çok pis harcadı. Bizden McQueen'i, Galliano'dan hayatını aldı, Decarnin'i bir akıl hastanesine kapadı. Zaten yaratım sürecinin sancıları, bize bu güzellikleri bahşedebilmek için hepimizden farklı çalışan kafaları, farklı gören gözleri için bu dünya fazlasıyla anlaşılmaz, fazlasıyla acımasızken bir de o bünyeye yılda bilmemkaç sezon sığdırma, hep bir öncekinden daha iyi olma, var olabilmek için anlaşmalara sadık kalma, gereken finansmanı sürüdürülebilir kılmak için yatırımcılara ve büyük firmalara köle olma gibi nice "düzen böyle" yaptırımı dayatıldı da dayatıldı.


Yves Saint Laurent provaya başlamadan hemen önce

İşte bir dönemin, bir "çizgi"nin, hala arzulanan ölümsüz bir "stil"in yaratıcısı Yves de bunlarla boğuşanlardan, içindeki dahi çocuğu uyuşturup, bu savaşı alkol ve uyuşturucu ile atlatmaya çalışan, akıl sağlığından olan o nadidelerden biri. Dünyanın en lirik, en muhteşem "ikimiz biriz" masallarından biri olan Pierre Berge ve Yves Saint Laurent aşkını anlatan "L'Amour Fou" belgeseli bir yandan Yves'in ne savaşlar verdiğini de Berge'nin ağzından anlatıyor. L'amour Fou "çılgın aşk" demek.


Yves ve Pierre

Berge, aslında bir kitap insanı olduğunu, okumayı, yazmayı, Tolstoy ve Dickens'ı seven, sahaflar boyu gezip ilk edisyonları arayan biri olduğunu ama Yves'in de Yves Saint Laurent'nin de ihtiyacı bir "işadamı" olduğu için bu rolü üstlendiğini anlatıyor bir röportajında.Şimdi artık kendini "kitap koleksiyoncu"su olarak geniş bir hazine kurmaya vermiş hatta Montaigne'in ilk yazmalarına sahip olmuş.


Berge, Yves'in çoğunlukla "depresif" olduğunu söylüyor

Filmde Yves ve Berge'nin hayatları boyunca topladıkları 700den fazla parçadan oluşan o muazzam sanat koleksiyonunun açık artırma ile satışına da geniş yer verilmiş, hatta onun ekseninde dönüyor. Yves'in Piet Mondrian'dan esinlenerek hazırladığı o çok meşhur elbiseyi diktiğinde nasıl bir Mondrian tablosunun hayalini kurdukları ve ne kadar imkansız buldukları anlatılıyor, ve o hayalin yıllar sonra gerçek olduğu. Koleksiyonun satışından 490 milyon dolardan fazla bir gelir elde ediliyor ama filmde berge, bu satışı hiç istemediğini, aksine o eserlerle modanın ve sanatın en güzel birlikteliğine ev sahipliği yapacak bir müze hayali olduğunu da itiraf ediyor.

İlk zamanlardaki o heyecan ve mutluluk

Pierre Bergé ve Yves, 1958'de, Dior'un cenazesinde tanışıyorlar. Yves o zamanlar çok genç, Berge onun hep dayanacağı, seveceği, ağlayacağı, güleceği adam oluyor. Berge için hep Yves'in bekçisi, soğuk, dominant, aşırı korumacı sıfatları yakıştırılıyor. Gerçekten de öyle, ta ki 2008'de Yves'i kaybedene kadar. Sonrasında Pieere Berge'in de insan olduğunu herkes görüyor, o da artık konuşmaya, anlatmaya başlıyor. Sanki anlattıkça Yves yaşayacak, geri gelecek, unutulmayacak gibi. Bütün koleksiyonu satmaya karar veriyor. Ruha inanmıyorum diyor. İşte onun anlatıları ekseninde bir film bu belgesel de.

Herkes Yves'e hayran

Belgesel boyunca Yves'in sesi hiç duyulmuyormuş hatta sanki bir hayalet gibi var ama sen ona dokunamıyorsun hissi veriyormuş eleştirmenlerin dediğine göre. Ama onu yakından tanıyan, onun için özel olan, ona hayranlık duyanlar onu anlatıyor. Ondan izler, eserler, onu anlatanlarla arasında geçen diyaloglar ise tasarımcının o "espritüel ve karizmatik" karakterini anlatmaya yetiyormuş. Berge, Yves için "o bir manik depresifti diyor, kısa ve öz aynı anda mutlulukan çıldırıp, bir saniye içinde depresyona giriyor kendini kapatıyor ve hemen alkole koşuyordu, ama onu seviyordum, onu satabil, kreatif, onu ayık tutmaya çalışıyordum. Bazen öyle muhteşem öyle muhteşem bir koleksiyon çıkarıyordu ki, bundan öte ne olabilir diyordu herkes ama o koleksiyona bakıp sadece mutsuz oluyordu. Mutsuzdan da fazla, mutsuzdan da çok. "

"Yves öyle mutsuz olabiliyordu ki, her şey yolundayken bile, mutsuzdan
da çok, mutsuzdan da fazla..."

Berge, filmi çok sevmemiş, onları Yves öldükten sonra kaleme aldığı "Letters to Yves" kitabından okuyup anlamalarını tercih ettiğini söylemiş. Sonuçta hangi kalem ya da hangi kamera bir dahiyi, onun aşkını, onun sevme biçimini yeteri kadar iyi anlatabilir ki?

Pierre Berge, Yves'in cenazesinde

Ve filmin fragmanı. Sevdiğin kişinin gözlerini kapamak, sevdiğin kişinin hatıralarından kurtulmak. Film "Fashion fades, Love is eternal" diyor.



[Kaynak: nytimes, wikipedia, letters to yves, youtube]
Devamını oku ...

DÜĞÜN | Bella'nın Gelinliğine Yakın Plan



Twilight severlerin, herkesten köşe bucak saklanan ve galaya bir iki gün kala ucundaz azıcık nete sızan Bella'nin gelinliğine çoktaaaaan vakıf olduklarına eminim:) Ama işte CAROLINA HERRERA'nın zarif ve müthiş işçiliğine biraz daha yakından bakış, MANOLO BLAHNIK imzalı gelin pabuçlarına bir bakış için ben de kendilerini Styleboom'a konuk ettim! gelinliğin sırt detayına zaten bayılmıştım, ve bence çok Bella, çok uygun ona. Sadece bence önde yaka kayık yaka olsa daha hoş olabilirdi zira kızımız çok zayıf. Kate Moss gibi Bella da gelin ayakkabıları için MANOLO demiş., ve iyi etmiş. Ayakkabılar vintage görünümü ile gelinliğe pek yakışmış. Saç modelini çok beğensem de pırıltılı saç tokasını pek beğenmedim, daha farklı yine daha vintage görünümlü bir tarak olsa sanki daha güzel olurdu. Bir yastıkta kocayın diyeceğim Bella'cığım ama bizim oğlan kocamıyor, yalan olacak:)
Devamını oku ...

SORUMLU BLOG'la Randevuya Var Mısınız?



"Sorumlu Blog: Bize İyi Kalbin Gerek" sergisi takip edenlerin bildiği gibi 17 Kasım'dan bu yana ikinci yerinde Marmara Forum AVM'de sergileniyor. İştee biz de 1 Aralık Dünya AIDS Günü'nde gerçekleşen pek çok etkinlik arasına Sorumlu Blog'u da kattık ve sizleri 1 Aralık perşembe akşamı saat 20:00 itibariyle Marmara Forum AVM'de sergi alanımızın hemen yanındaki Illy Cafe'de bekliyoruz:) Gelin sohbet edelim, fotoğrafları birlikte gezelim, M.A.C artistleri tarafından body paint standlarında kırmızı kurdelenizi çizelim, tenimize uygun Viva Glam ruju bulup hem güzelleşip hem de AIDS fonuna katkıda bulunalım, bir sürü fotoğrafımız çekilsin, atıştıralım, paylaşalım! Dahası uzuuuun uzun uzun sohbet edelim ♥

Sorumlu Blog üyelerinden ben Boom, Mia, Koray, Zet, Siu, Bilun, Onur, Serap, Can, Off ne Giysem sizi heyecanla bekliyor olacağız.
Devamını oku ...

BOOM'STYLE | Coldblooded


Ağzım kapalı nasıl fotoğraf çektirilir bilmiyorum, böyle yamuluyorum:)

Haftayı bir Boomstyle postu ile kapatmaya ne dersiniz?? Haftasonu güzelce dinlenin, MARCHON'dan hediye postuna yorum bırakarak bana hayata dair bir motto vermeyi ihmal etmeyin;) veee biraz meraklanın çünküü yeni yıl ruhuna bürünüyorum ve önümüzdeki haftalar boyunca Noelboom iş başında olacak. Aralık hediyelerle, Styleboomerlarla birlikte sonunda bir buluşma gerçekleştiebileceğimiz kocaman bir partiyle ve bir sürü bir sürü postla dolu olacak söz. Gelelim ne giymişime:)


Sezonun favori desenlerinden piton baskılı deri bir etek hayali kuruyordum. Ama bu elbiseyi görünce bayıldım. Kol ve yakadaki deri detayları da rengi de pek hoşuma gitti. Çook çok yıllar öncesinden bir ceketimin yaka kürkünü de classy bir eklenti olarak kombine ekledim. Aynı gün içindeki 2. kıyafetim ve her şeyi düşünmüşüm ama yedek çantayı unutmuşum:) Olsun neyse ki artık çantanın kıyafete ve ayakkabıya uymak zorunda olduğu günler çok gerilerde kaldı:p


Elbise: H&M // Etol: Mango // Ayakkabı: Elle // Çanta: Aldo // Kolye: Chain Reaction // Küpe: C&A // Çorap: Penti


Shopaholic pozu hoho:)
Versace for H&M koleksiyonu pek bana göre değil ama aksesuarları sevdim demiştim hatırlarsnız:) Elle'in özel partisinde hakkımı devasa çiçekli deri bileklikten kullandım ve onu aldım. Kendisini o deri kayıştan kurtarıp çok çeşitli şekillerde kullanacağım göreceksiniz:)
Devamını oku ...

BOOMSNAP - IV-


Boomsnap'i ekstra çalıştığım zamanlarda bir kurtarma postu olarak mı görüyorum? Ooo yooooo:) Bakalım ne zamandır ara verdiğimiz Boomsnap'in nostaljik parçalarına bu defa neler düşmüş:)
  • Madem bugün öğretmenler günü, ilk kare taa 2008den gelsin. Kuzucuklarla ODTÜ Bahar Şenliği'nde sevgi çemberi olmuşuz! Derste kök söktüren hoca, sokakta sevgi kelebeği arkadaş ideolojisinde bir kişi olarak belki de "bahar şenliği varken ders yapacak değilim ya dağılın" diyen nadide parçalardanım:)

  • The one and only Arnavutköy TAKANİK! Haftada en az bir kez uğramazsam, balığımı yemez, oradakilerle iki laf etmezsem işim rast gitmez. Daha gitmediyseniz burayı sonra okursunuz hadi gidin:) DAHASI "Lüfer yaşasın" diye çinekop satmıyorlar ♥ ♥ ♥ DAHASI kadın müşterilere prenses gibi davranıyorlar
  • "Kendime not:" konusunda çok başarılıyımdır. Her yere izler bırakabilirim.
  • Ta taaa! Mösyö Christian Louboutin ♥ Belki bana Blake Lively'ye sarıldığı gibi sarılmadı, ya da aynı kameraya poz vermeyi bile başaramadık ama beni sevdi eminim:) Yarın bi gün Boom diye ayakkabı yaparsa bilin ki o benim:p Marka Konferansından, senesini hatırlamıyorum:)
  • Bu yaz Polonezköy'de bir Pazar yürüyüşü, doğa bana bonkör davrandı, koskoca arazinin ortasında taht sundu:)
  • Ama aynı doğa her zaman o kadar anlayışlı değil:) Lara'da 2008 yazında alabora olmuş bir Styleboom:) Yine de tarumar olana kadar dev dalgalarla oynamaya bayılıyorum, bu uğurda bir keresinde kulak zarımdan oluyordum haha. Afacan Boom
  • Miller Freshtival'de kocimle birlikte karton gitarımızı yapıyoruz. Kocim yeter ki solist olup şarkı söylemeyeyim diye bana hemen gitarı uygun gördü:p
  • Fun times:)) Beck's 60'lar partisinde o kadar eğlenmiş o kadar eğlenmiştik ki o kadar olur! Hayatımızda hala o geceden kalma replikler var:p
Devamını oku ...

Styleboom's Supergirl @Forum Istanbul


Parti girişine Kriptoniti diktiler içeri giremedim:p

Geçen hafta yine pek keyifli bir işin peşine taaaa Forum İstanbul yollarına düştüm:) Sebebi? Süperkahramanlar! Styleboomerlar çok iyi bilir ki bana süperkahraman, çizgi roman denince akan sular durur hatta bir zamanlar şu yazımda çizgi kızları masaya yatırmış, Boomerlara da çizgi kahramanlarını sormuştum:)

Forum İstanbul Fashion Weekend kapsamında pek çok defilenin yanısıra bir de "Superheroes" isimli, DC'den süperkahramanlar esinli bir parti ve sergi olacaktı. Ne partiye ne sergiye katılamasamda ben enn keyifli kısma dahil oldum. SUPERGIRL'den ilham alıp styling yapmak! Mağaza mağaza dolaşmak, seçmek, beğenmek, almak, ödememek:) Kendim değil mankenim giyecek olsa da kasadan öyle çıkması pek zevkli hoho:)

Kızlar üşümüş müü yoksa bize niye pelerin yok diye kıskanmış mı:)

Bana düşen süperkahraman SUPERGIRL'dü, onu gözümün önüne getirir getirmez ilk olarak renkleri belirlemiştim! Saks mavisi bir kazak, kırmızı hareketli bir mini, sarı kemer vee en kolayı bu sezon zaten cok moda olan cape kabanlardan! A "preppy" supergirl. Kısacası benim kahramanım preppy stile ilham verecekti.

Partiye katılanlar Süpermen'in edeleli ficudu altında fotoğraf
çektirebiliyordu:) Bunun bir de daha yakışıklısı var: Batman!

Size partiden kareler eşliğinde styling sürecimi de anlatıvereyim:) Saks mavisi kazağı yerde ararken gökte Super "S" logolu bir tshirt buldum TIFFANY'den. Zaten 'S'yi yerde aramak benim hatam, kız uçuyor yahu:) Kırmızı eteği KOTON'dan seçtim ama hayalimde etek ucundan epey kısaltmak vardı çünkü çizmeleri de uzun seçmiştim, imkan olmadı. Kemer, cape kaban ve gözlükler ise YKM'den. Supergirl'i biraz daha ayakları yere basar hale getirmek için devetüyü bir çift eldiven veee gökkuşağı renklerinde uzun şemsiyesini ise C&A'dan seçtim. Sonunda blog ekibinin diğer üyelerinin süperkahramanlarına katılacak hale getirdim:)


Keşke ama keşke bir çizgi romanda/çizgi filmde yaşasaydım dediğiniz oluyor mu? Ben çok isterdim, hatta bence ben çoğunlukla bir çizgi karakterim:p

Fotoğraflar için teşekkürler Zet Fashion
Devamını oku ...

HEDİYE | MARCHON'dan Stilinize "Optik" Bir Dokunuş ve Hediyesi

HEDİYE GÖZLÜĞÜMÜZÜN SAHİBİ "MY LIFEBOOK" OLDU! TEBRİKLEER:) MY LIFEBOOK BANA 3 GÜN İÇİNDE ULAŞMADIĞI TAKDİRDE HEDİYEMİZ YEDEK ŞANSLIMIZ MELTEM'E GİDECEK. ÇEKİLİŞ VİDEOSU İSE BURADA:)
HERKESE KATILIMI İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ.

Fotoğraflar: Özberk Baz
Model: Deniz Eslek

Gözlükleri düşününce "neredeeen nereye" demiyor musunuz sevgili Styleboomerlar:) Nice çocuğun ilkokul yıllarını katleden, "dörtgöz"den, "şişedibi"ne pek çok acayip sıfatı dilimize yerleştiren gözlükler son yıllarda özellikle de lüks markaların büyük yatırım yaptığı, stilinize altın bir dokunuş yapan birer aksesuar haline dönüştü. Moda işte böyle güzel bir şey ♥

Üstte Hediyemiz Calvin Klein

Şimdi değil gözleri bozuk olanlar, olmayanlar bile "dinlendirici" adı altında pek şukela gözlüklerle görünümlerine hava katıyor. Optik gözlükler pek çok ünlü ismin sık sık kullandığı bir aksesuar: Johhny Depp, Terry Richardson, Justin Timberlake, Cate Blanchett, Katy Perry, Tina Fey, Natalia Vodianova ve dahası.

Daha önce güneş gözlüklerine yer verdiğimiz MARCHON'un pek çok selektif markadan seçmece ürünlerle dolu optik gözlük koleksiyonunu ele geçirip bence baya özlemiş olduğunuz Deniz Eslek modelliğinde sizler için bir çekim yaptık, yanına soğuk kışa gözlüklerle nasıl renk katacaksınız, hangi yüz tipine nasıl gözlük seçeceksiniz kattık. Tabii ki hediye vermeyi de ihmal etmedik:)


Üstte Fendi

Gözlük dendi mi hala çoğumuzun aklına "çalışmak" düşüyor. Esasen bizim gibi habire bilgisayar başında iş yapanlar için, öğrenciler için gözlük olmazsa olmazlardan biri. Ve bence gözlüğünüzü sadece evde bile kullanıyor olsak rahatlığının yanında bize keyif verecek bir renk ve model fena olmaz. İştee favorilerimden bir demet!

Üstte solda Calvin Klein solda Fendi

Şöyle pijamaları çekmiş, kahveyi koymuş, fonda yumuşak bir müzik, üstte dev gibi hırka bilgisayar başında, defter kitap başında gözünüzde kırmızı, pembe, beyaz, siyah kemik bir cici güzel olmaz mı? Bence olur:) Mesela ayukarıdaki Fendi'nin dantele benzer kenarları ile stilinize romantik bir dokunuş kaçınılmaz! Pembe şeffaf çerçevelerle dinamik, aşağıdaki siyah kemiklerle ise zamansız ve cool.

Üstte Pucci

Üstte Calvin Klein

Parizyen bir stili hele sezonun gözdesi preppy trendi uygun bir gözlükle "işte bu" dedirtecek hale getirmek çok kolay! Hatta "gözlükler" bu trendin olmazsa olmaz parçalarından biri diyebiliriz. Ten ve saç renginizle kontrast bir kemik çerçeve ile renk ve romantizm kol kola:) Bebe yaka bir bluz, pileli etek, mary jane pabuçlar kadar elzem mesela kırmızı ya da petrol yeşili çerçeveler... İkisi de kalbimi kazandı!

Üstte Calvin Klein

Optik gözlüklerde sezonun en belirgin trendi mücevher parlaklığında renkli kemik çerçeveler. Kırmızı, yeşil, sarı, siyah... Ama bir o kadar öne çıkan diğer trend dokulu kemik çerçeveler. Örneğin pütürlü görünümü ile aşağıdaki kristal kadar şeffaf gözlük ennnn birinci favorim:)

Üstte ve altta Jil Sander

Biraz daha formal, biraz daha feminen, biraz daha ulaşılmaz bir kadın... Buzlar kraliçesi! Benzer şekilde yine pürüzlü dokusu ile buz mavisi de kışa yakışır.

Üstte Lacoste altta Jil Sander

Degrade çerçeveler ve kemik+metal birlikteliği de sezonun öne çıkan optik gözlük trendlerinden. Köprüde bordo, siyah, lacivert gibi güçlü renklerle başlayan ve rengi aşağıya doğru açılarak şeffaflaşan modeller özellikle küçük yüzler için birebir.

Üstte Calvin Klein

Mücevherlerden farksız parlaklıktaki kemik çerçeveler çok şık kıyafetlere bile eşlik edebilecek kadar şık. Fıstık yeşili, bal rengi, yakut kırmızısı.. Üstelik bizi sarıp sarmalayan 60lar trendinin kilit parçalarından cat-eye çerçeveler ultra seksi:)

Üstte solda Calvin Klein, sağda Emilio Pucci

Ofis şıklığına bambaşka bir hava katacak olansa yine ve en önce gözlükler! Özellikle belli renklerde ve modellerde giyinme rutinine sahip pek çok sektörde birbirinden güzel çerçeveler ofis kalabalığının içinde sizi "farkedilir" ve güçlü kılacak.

Üstte ve altta Lacoste

Beğendiğimiz gözlükleri not aldıysak, hadi önce ŞU SAYFADAN yüz şeklimizi belirleyelim. Gözlüğümüzü seçerken yüz şeklimizi belirlemeli ve aşağıdaki ipuçlarına dikkat etmeliymişiz:
  • YUVARLAK YÜZ: Daha çok köşeli ve yüz hatlarını biraz aşan çerçeveler seçilmeli. Çift üst çerçeveli ve yüksek köprülü modeller de uygun
  • OVAL YÜZ: Hemen her modeli kaldırabiliyor bu yüz tipi esasen ama en güzel görünüm için Dikdörtgen modeller seçilmeli. Gözlüğün büyüklüğü elmacık kemiğinizi geçmemeli.
  • ÜÇGEN YÜZ: Şakaklar geniş ve yüz aşağı doğru daraldığından yuvarlak hatlı ve kalın çerçeveli seçilmeli. Üst kısmız dümdüz olan gözlükler seçilebilir.
  • KARE YÜZ: Elmacık kemikleri ve çene çıkık olduğundan oval ya da kıvrımlı gözlükler seçilmeli. Bunun yanında "cat-eye" denen modeller de pek uygun
  • UZUN YÜZ: Tıpkı oval yüzler gibi dikdörtgen modeller seçmeli, gözlüğün büyüklüğü elmacık kemiklerini geçmemeli .
  • ELMAS YÜZ: Oval, köşeleri hafif yuvarlaklaşmış kare ve kayak gözlüğü gibi yüzü saranlar uygun.
Bunun yanında özellikle sezonun trendi renkli çerçeveler söz konusu olunca saç ve ten rengi de önem taşıyor.
  • Buğday tenli iseniz işiniz kolay:) Hepsi uygun
  • Açık tenli koyu saçlı iseniz renklerin koyu tonlarını, mesela bordo, kan kırmızı, petrol yeşili, lacivert gibi, seçmeniz uygun.
  • Açık tenli sarı saçlı iseniz renklerin açık tonları, örneğin fıstık yeşili, kırmızı, uçuk mavi, pembe, pek hoş.
  • Esmerseniz bal rengi, kristal, kırmızı, karamel tam size göre.
  • Her ten rengi için siyah zaten çok uygun.
Aşağıda MARCHON'un getirdiği pek çok ünlü markanın pek çok modelini yüz şeklinize, saç ve ten renginize sunarım sevgili Styleboomerlar, seçin beğenin:)



Şimdi gelelim hediyemizeee lallaaaa:)
Taa en başta, ilk fotoğrafta ve burada en altta gördüğünüz CALVIN KLEIN marka cici şanslı Styleboomer’ını arıyooor ♥

Peki ne yapmanız gerekiyor? 27 Kasım Pazar geceyarısına kadar

  1. Öncelikle bir Styleboomer yani bu blogun “İzle”yicisi olmalısınız (buton sayfanın altında)
  2. Sonra MARCHON Türkiye Facebook sayfasına tıklayarakBeğen”ivermelisiniz
  3. Son olarak gözlerinizi kapayıp bana “Hayatı daha net görmek istiyorum çünkü hayat...” diye bir motto vermeli ve yorumunuzun sonuna MAIL ADRESİNİZİ eklemeyi unutmamalısınız. Örnek mi?
"Hayatı daha net görmek istiyorum çünkü hayat gözden kaçmayacak detaylarla güzel "

Belki günün mottosu sizden gelecek, bizden de size enfes bir CALVIN KLEIN gözlük hohohhooo.

ÖNEMLİ:
Yarışma kurallarına uymayan yorumlar ve adsız yorumlar maalesef onaylamayacak, şanslı Styleboomer çekilişle belirlenerek tembellik etmezsem 28 Kasım Pazartesi günü yine buradan duyurulacak. Hadi bakalım:)

Devamını oku ...